Nedir    

  sözlükte ara
Klavye Tercihler  
Arama sonuçlarınızı kişiselleştirmek ve sonraki aramalarınızda bu ayarları kullanmak için lütfen buraya tıklayınız.
Türkçe İngilizce - Türkçe - sex
f. cinsiyetini belirlemek
s. cinsel, cinsel istek uyandıran, seks
ök. altı
Türkçe Almanca - Türkçe - sex
i. cinsellik (m), seks (m)
Almanca İngilizce - Almanca - sex
n. Geschlecht; Geschlechtsverkehr; Sex
İngilizce Almanca - İngilizce - sex
n. gender, quality of being male or female; sexual intercourse, coitus
Fransızca İngilizce - Fransızca - sex
n. sexe, rapports sexuels
İtalyanca İngilizce - İtalyanca - sex
s. sesso; rapporto sessuale
Portekizce İngilizce - Portekizce - sex
s. sexo; relação sexual
Rusça İngilizce - Rusça - sex
с. пол, половое сношение, секс
İspanyolca İngilizce - İspanyolca - sex
s. sexo
Arnavutça İngilizce - Arnavutça - sex
n. seks, gjini
Flemenkçe İngilizce - Flemenkçe - sex
zn. sex; sexuele verhouding; geslacht
İngilizce İngilizce - İngilizce - sex
n. gender, quality of being male or female; sexual intercourse, coitus
n. sex, sexual intercourse, coitus
n. sexual intercourse, coitus
Yunanca İngilizce - Yunanca - sex
ουσ. φύλο, γένος
Fransızca Flemenkçe - Fransızca - sex
(seksueel gedrag) sexe (m)
Fransızca Almanca - Fransızca - sex
n. sexe (m), sex-appeal (m)
İtalyanca Almanca - İtalyanca - sex
n. attrazione sessuale (f), sessualità (f), erotismo (m), fascino erotico (m), sesso (m), sex-appeal (m)
Rusça Almanca - Rusça - sex
n. секс (m)
İspanyolca Almanca - İspanyolca - sex
n. sexo (m), sexualidad (f)
Basitleştirilmiş Çince İngilizce - Basitleştirilmiş Çince - sex
(名) 性别; 女性; 男性; 性, 色情
Geleneksel Çince İngilizce - Geleneksel Çince - sex
(名) 性別; 女性; 男性; 性, 色情
Japonca İngilizce - Japonca - sex
(名) 性; 性別; 性に関すること; 性行為; 性交
Korece İngilizce - Korece - sex
명. 성, 남성, 여성; 성교
Basitleştirilmiş Çince Almanca - Basitleştirilmiş Çince - sex
[der]性。性别。性交。
İfade biçimleri
noun: the properties that distinguish organisms on the basis of their reproductive roles Example:She didn't want to know the sex of the foetus.
noun: all of the feelings resulting from the urge to gratify sexual impulses Example:He wanted a better sex life.
noun: either of the two categories (male or female) into which most organisms are divided Example:The war between the sexes.
noun: activities associated with sexual intercourse Example:They had sex in the back seat.
verb: tell the sex (of young chickens)
verb: stimulate sexually



Dictionarist.com

sex için benzer kelimeler
intercourse: copulation, love-making, penetration
sex için zamanlar
Present participle: sexing
Present: sex (3.person: sexes)
Past: sexed
Future: will sex
Present conditional: would sex
Present Perfect: have sexed (3.person: has sexed)
Past Perfect: had sexed
Future Perfect: will have sexed
Past conditional: would have sexed

Bağlantılar
Sözlükte sex nedir, sex ne demek öğrenin.
sex Türkçe çevirisi

Nedir | Dil ayarları | Araçlar | Oyunlar | Sitene sözlük ekle | İletişim | Sıkça sorulan sorular | Hakkımızda


©2011 dictionarist.com